|
Aşkların kenti : Paris
Sanatın,
aşkın ve gastronominin başkentidir Paris. Gidip bu düşler şehrini görmeyenlerin
bile zihninde bir Paris resmi vardır. THY ve Air France ile haftanın tüm
günlerinde yaklaşık 3,5 saat süren bir yolculukla, tarih ve sanatı, iç içe
yaşayabileceğiniz bir rüya başlar.
Sokaklardan yükselen akordiyon seslerini, Seine nehrindeki "Bateaux
Mouche" larda günün batışı tamamlar. Paris'in en yüksek noktası Eyfel Kulesine
çıktığınızda bir şehrin ne kadar düzenli olduğunu ve muhteşem manzarasını fark
edeceksiniz. Dilerseniz kulede romantik bir akşam yemeği de alabilirsiniz.
Başka bir açıdan kentin geniş bir panoramasını görmek için Montmarte
mahallesindeki Sacre-Coeur Bazilikasının bulunduğu tepeye çıkmalısınız. Louvre
müzesinde ise çağlar arası bir sanat yolculuğuna çıkarsınız. Tüm yorgunluğunuzu
atmak için bin bir çeşit kafeden birinde oturmadıysanız eğer, köprülerle
taçlanmış Seine Nehri kıyısına inin; aşıklar, resim yapanlar, kitabını kapıp
gelenler güneş de yüzünü göstermişse yüzyıllardır Paris'in içinden çıkan bu suyun
keyfini çıkarmaya devam ediyor.
Geceleri ise Fransız mutfağının eşsiz örneklerini ünlü şaraplarıyla
tamamladığınızda hayatın tadına varacaksınız. Balayınıza uygun önemli tipik
otelleri arsında ise Ritz, Four Season, Prince de Galles, Lancaster, Plaza
d'Athene ve Hotel de Bristol'u sayılabilir.
Siz iyisi mi Paris'in büyüsüne bırakın kendinizi… |